Sual:
Ramazan
ayının
önemi
nedir?
CEVAP
Bu
konuda
imam-ı
Rabbani
hazretleri
buyuruyor
ki:
Mübarek
Ramazan
ayı,
çok
şereflidir.
Bu
ayda
yapılan,
nafile
namaz,
zikir,
sadaka
ve
bütün
nafile
ibadetlere
verilen
sevap,
başka
aylarda
yapılan
farzlar
gibidir.
Bu
ayda
yapılan
bir
farz,
başka
aylarda
yapılan
yetmiş
farz
gibidir.
Bu
ayda
bir
oruçluya
iftar
verenin
günahları
affolur.
Cehennemden
azat
olur.
O
oruçlunun
sevabı
kadar,
ayrıca
buna
da
sevap
verilir.
O
oruçlunun
sevabı
hiç
azalmaz.
Bu
ayda,
emri
altında
bulunanların,
işlerini
hafifleten,
onların
ibadet
etmelerine
kolaylık
gösteren
âmirler
de
affolur,
Cehennemden
azat
olur.
Ramazan-ı
şerif
ayında,
Resulullah,
esirleri
azat
eder,
her
istenilen
şeyi
verirdi.
Bu
ayda
ibadet
ve
iyi
iş
yapabilenlere,
bütün
sene
bu
işleri
yapmak
nasip
olur.
Bu
aya
saygısızlık
edenin,
günah
işleyenin
bütün
senesi,
günah
işlemekle
geçer.
Bu
ayı
fırsat
bilmeli,
elden
geldiği
kadar
ibadet
etmelidir.
Allahü
teâlânın
razı
olduğu
işleri
yapmalıdır.
Bu
ayı,
ahireti
kazanmak
için
fırsat
bilmelidir.
Kur’an-ı
kerim,
Ramazanda
indi.
Kadir
gecesi,
bu
aydadır.
Ramazan-ı
şerifte,
iftarı
erken
yapmak,
sahuru
geç
yapmak
sünnettir.
Resulullah
bu
iki
sünneti
yapmaya
çok
önem
verirdi.
İftarda
acele
etmek
ve
sahuru
geciktirmek,
belki
insanın
aczini,
yiyip
içmeye
ve
dolayısıyla
her
şeye
muhtaç
olduğunu
göstermektedir.
İbadet
etmek
de
zaten
bu
demektir.
Hurma
ile
iftar
etmek
sünnettir.
İftar
edince,
(Zehebez-zama’
vebtellet-il
uruk
ve
sebet-el-ecr
inşaallahü
teâlâ)
duasını
okumak,
teravih
kılmak
ve
hatim
okumak
önemli
sünnettir.
Bu
ayda,
her
gece,
Cehenneme
girmesi
gereken,
binlerce
Müslüman
affolur,
azat
olur.
Bu
ayda,
Cennet
kapıları
açılır.
Cehennem
kapıları
kapanır.
Şeytanlar,
zincirlere
bağlanır.
Rahmet
kapıları
açılır.
Allahü
teâlâ,
bu
mübarek
ayda
Onun
şanına
yakışacak,
kulluk
yapmayı
ve
Rabbimizin
razı
olduğu,
beğendiği
yolda
bulunmayı,
hepimize
nasip
eylesin!
Âmin.
(Mektubat
,1.c.
45.m.)
Açıktan
oruç
yiyen,
bu
aya
hürmet
etmemiş
olur.
Namaz
kılmayanın
da,
oruç
tutması
ve
haramlardan
kaçınması
gerekir.
Bunların
orucu
kabul
olur
ve
imanları
olduğu
anlaşılır.
Ramazan-ı
şerifte,
oruç
tutmak
çok
sevaptır.
Özürsüz
oruç
tutmamak
büyük
günahtır.
Hadis-i
şerifte,
(Özürsüz,
Ramazanda
bir
gün
oruç
tutmayan,
bunun
yerine
bütün
yıl
boyu
oruç
tutsa,
Ramazandaki
o
bir
günkü
sevaba
kavuşamaz)
buyuruldu.
[Tirmizi]
(Ama
dini
bir
mazeret
varsa
oruç
tutmamak
günah
olmaz.)
Ramazanda
oruç
tutmak
hakkındaki
hadis-i
şeriflerden
birkaçı
şöyle:
(Ramazan
ayı
mübarek
bir
aydır.
Allahü
teâlâ,
size
Ramazan
orucunu
farz
kıldı.
O
ayda
rahmet
kapıları
açılır,
Cehennem
kapıları
kapanır,
şeytanlar
bağlanır.
O
ayda
bir
gece
vardır
ki,
bin
aydan
daha
kıymetlidir.
O
gecenin
[Kadir
gecesinin]
hayrından
mahrum
kalan,
her
hayırdan
mahrum
kalmış
sayılır.)
[Nesai]
(Ramazan
ayında
oruç
tutmayı
farz
bilip,
sevabını
da
Allahü
teâlâdan
bekleyerek
oruç
tutanın
günahları
affolur.)
[Buhari]
(Ramazan
orucunu
tutup
ölen
kimse,
Cennete
girer.)
[Deylemi]
(Ramazan
ayı
gelince,
“Ey
hayır
ehli,
hayra
koş!
Şer
ehli,
sen
de
kötülüklerden
el
çek”
denir.)
[Nesai]
(Ramazan
bereket
ayıdır.
Allahü
teâlâ
bu
ayda,
günahları
bağışlar,
duaları
kabul
eder.
Bu
ayın
hakkını
gözetin!
Ancak
Cehenneme
gidecek
olan,
bu
ayda
rahmetten
mahrum
kalır.)
[Taberani]
(Ramazan-ı
şerif
ayı
geldiği
zaman,
Allahü
teâlâ
meleklere,
müminlere
istiğfar
etmelerini
emreder.)
[Deylemi]
(Farz
namaz,
sonraki
namaza
kadar;
Cuma,
sonraki
Cumaya
kadar;
Ramazan
ayı,
sonraki
Ramazana
kadar
olan
günahlara
kefaret
olur.)
[Taberani]
(Peş
peşe
üç
gün
oruç
tutabilenin,
Ramazan
orucunu
tutması
gerekir.)
[Ebu
Nuaym]
(Ramazan
orucu
farz,
teravih
sünnettir.
Bu
ayda
oruç
tutup,
gecelerini
de
ibadetle
geçirenin
günahları
affolur.)
[Nesai]
(Bu
aya
Ramazan
denmesinin
sebebi,
günahları
yakıp
erittiği
içindir.)
[İ.Mansur]
(Ramazan
ayında
ailenizin
nafakasını
geniş
tutunuz!
Bu
ayda
yapılan
harcama,
Allah
yolunda
yapılan
harcama
gibi
sevaptır.)
[İbni
Ebiddünya]
(Ramazanın
başı
rahmet,
ortası
mağfiret,
sonu
ise,
Cehennemden
kurtuluştur.)
[İ.Ebiddünya]
(İslam,
kelime-i
şehadet
getirmek,
namaz
kılmak,
zekat
vermek,
Ramazan
orucunu
tutmak
ve
haccetmektir.)
[Müslim]
(Cennetteki
güzel
köşkler,
sözü
hoş,
selamı
çok,
yemek
yediren,
oruca
devam
eden
ve
gece
namazı
kılan
kimselere
verilir.)
[İbni
Nasr]
(Oruç
tutan
müminin
susması
tesbih,
uykusu
ibadet,
duası
müstecap
ve
amelinin
sevabı
da
çoktur.)
[Deylemi]
(Bilhassa
oruçlu
iken
çirkin,
kötü
söz
söylemeyin!
Birisi
size
sataşırsa,
ona
“Ben
oruçluyum”
deyin!)
[Buhari]
(Gerçek
oruç,
sadece
yiyip
içmeyi
değil,
boş
ve
hayasızca
sözleri
de
terk
ederek
tutulan
oruçtur.)
[Hakim]
(Allahü
teâlânın,
gözlerin
görmediği,
kulakların
işitmediği
ve
hiç
kimsenin
hayaline
bile
gelmeyen
nimet
dolu
sofrasına,
ancak
oruçlular
oturur.)
[Taberani]
(Allah
yolunda
bir
gün
oruç
tutanın
yüzünü,
Allahü
teâlâ
yetmiş
yıl
ateşten
uzaklaştırır.)
[Müslim]
(Temizlik
imanın
yarısı,
oruç
da
sabrın
yarısıdır.)
[Müslim]
(Oruçlu
iken
ölene,
kıyamete
kadar
oruç
tutmuş
gibi
sevap
yazılır.)
[Deylemi]
(Oruçlu
iken
ölen
Cennete
girer.)
[Bezzar]
(Oruç
tutan,
namaz
kılan
kimse,
mükafatını
kıyamette
aklı
kadar
alır.)
[Hatib]
(Oruç
şehveti
keser.)
[İ.
Ahmed]
Mübarek
vakitlerde,
günahlardan
titizlikle
uzak
durmalı,
taatları,
ibadetleri
ve
her
çeşit
hayratı
artırmalıdır.
Zira
Allahü
teâlâ,
tarafından
sevilen
kimse,
faziletli
vakitlerde
faziletli
amellerle
meşgul
olur.
Buğzettiği
kul
ise;
faziletli
vakitlerde
kötü
işlerle
meşgul
olur.
Kötü
işlerle
meşgul
olanın
bu
hareketi
azabının
daha
şiddetli
olmasına
ve
Allahü
teâlânın,
ona
daha
çok
buğzetmesine
sebep
olur.
Çünkü
o,
böyle
yapmakla
vaktin
bereketinden
mahrum
kalmış
ve
onun
hürmet
ve
şerefini
çiğnemiş
olur.
(Mev'iza-i
hasene)
Resulullah
efendimizin
rüyası
(Rüyamda
acayip
şeyler
gördüm.
Ümmetimden
birini
azap
melekleri
yakalamıştı.
Aldığı
abdestler
gelip,
onu
içindeki
zor
durumdan
kurtardı.
Birini
gördüm,
kabri
onu
sıkıyordu.
Kıldığı
namazlar
gelip,
onu
kabir
azabından
kurtardı.
Birine
şeytanlar
musallat
olmuştu.
Ettiği
zikirler
gelip,
şeytandan
onu
kurtardı.
Birinin
de
susuzluktan
dili
çıkmıştı.
Tuttuğu
Ramazan
orucu
gelip,
susuzluğunu
giderdi.
Birini
zulmet
sarmıştı.
Yaptığı
hac
gelip
karanlıktan
çıkardı.
Birine
ölüm
meleği
gelmişti.
Ana
babasına
yaptığı
iyilikler
gelip,
ölümüne
engel
oldu,
geciktirdi.
Birini
Müslümanlarla
konuşturmuyorlardı.
Sıla-i
rahim
gelip,
ona
şefaat
etti,
onlarla
konuştu.
Peygamberinin
yanına
gitmek
isteyen
birine
engel
oluyorlardı.
Aldığı
gusül,
onu
alıp
yanıma
getirdi.
Ateşten
korunmak
isteyen
birisine,
sadakası
gelip
ateşe
perde
oldu.
Birini
zebaniler
alıp
Cehenneme
götürürken,
yaptığı
emr-i
maruf
ve
nehy-i
münker
gelip
kurtardı.
Biri
Cehennem
ateşine
atılmıştı.
Allah
korkusu
ile
döktüğü
gözyaşları
gelip
oradan
kurtardı.
Birine
amel
defteri
solundan
verilirken,
Allah
korkusu
gelip,
defterini
sağa
aldı.
Sevapları
hafif
gelen
birine,
kendinden
önce
ölen
çocukları
gelip,
sevabını
ağırlaştırdı.
Cehennemin
kenarında,
korkudan
titreyen
birine,
Allahü
teâlâya
olan
hüsnü
zannı
gelince,
titremesi
durdu.
Sırattan
zorla
geçen
biri,
Cennete
geldi.
Fakat
kapılar
kapalıydı.
Kelime-i
şehadeti
gelip,
onu
Cennete
koydu.)
Oruç
Tutmayı
Mubah
Kılan
Özürler
Sual:
Oruç
tutmamayı
mubah
kılan
özürler
nelerdir?
CEVAP
Oruç
tutmamayı
mubah
kılan
özürler
şunlardır:
1-
Hastalık:
Hasta
olan
veya
oruç
tutunca
hastalığı
artan
kimse,
oruç
tutmaz
veya
tutuyorsa
bozabilir.
Hastaya
bakan
da,
hasta
hükmündedir.
Hastaya
bakmak
için
sıkıntıya
girerse,
oruç
tutmayabilir.
2-
Seferilik:
104
km
uzağa
giden
kimse,
15
günden
az
kaldığı
yerde
seferi
olur.
Yolculukta
sıkıntı
olur,
iş
aksar
veya
kazaya
sebep
olacak
bir
durum
olursa,
orucu
kazaya
bırakmak
caiz
olur.
Hadis-i
şerifte,
(Seferde,
sıkıntı
içinde
oruç
tutmak
iyilik
sayılmaz)
buyuruldu.
(Buhari)
3-
Gebe
ve
emzikli
olmak:
Kendine
veya
çocuğuna
bir
zarar
gelecekse,
gebe
ve
emzikli
kadın
oruç
tutmaz.
Hadis-i
şerifte,
(Allahü
teâlâ,
gebe
ile
emzikli
kadına
oruç
tutmaması
için
ruhsat
verdi,
orucunu
tehir
etti)
buyuruluyor.
(Ebu
Davud,
Tirmizi,
Nesai)
Emzikli
kadın,
ister
kendi
çocuğunu
emzirsin,
isterse
başkasının
çocuğunu
emzirsin
hüküm
aynıdır.
4-
Açlık
ve
susuzluk:
Kendisinde
şiddetli
açlık
ve
susuzluk
meydana
gelen
kimse,
ölüm
tehlikesi
varsa
veya
aklı
gidecekse
yahut
hastalanıp
bir
zarara
uğrayacaksa,
orucunu
bozabilir.
5-
İhtiyarlık:
Çok
yaşlı
kimse,
oruç
tutamayacak
halde
ise,
oruç
tutmaz,
iyileşme
ihtimali
de
yoksa,
tutamadığı
günler
için
fidye
verir.
30
günün
fidyesi
53
kg.
undur.
6-
İkrah:
Oruç
tutan,
(Orucunu
bozmazsan
seni
öldürürüm
veya
bir
uzvunu
keserim)
diye
tehdit
edilmişse,
tehdit
edenin
dediğini
yapmaya
gücü
yetiyor
ve
blöf
yapmıyorsa,
oruçlunun
orucunu
bozması
mubah
olur.
Ramazan-ı
şerifte,
oruç
tutmak
çok
sevaptır.
Özürsüz
oruç
tutmamak
büyük
günahtır.
Hadis-i
şerifte,
(Özürsüz,
Ramazanda
bir
gün
oruç
tutmayan,
bunun
yerine
bütün
yıl
boyu
oruç
tutsa,
Ramazandaki
o
bir
günkü
sevaba
kavuşamaz)
buyuruldu.
Ama
dini
bir
mazeret
varsa
oruç
tutmamak
günah
olmaz.
(Tirmizi)
Kadınların
Muayyen
Günleri
Sual:
Kadınlar
muayyen
günlerimizde
neleri
okuyup,
neleri
okuyamayız?
Daha
doğrusu
bu
günlerimizde
yasak
olan-olmayan
şeyler
nelerdir?
CEVAP
Hayz
ve
nifaslıya
yasak
olanlar:
1-
Namaz
kılamaz.
Hadis-i
şerifte
de,
(Hayzlı
kadın
namaz
kılamaz)
buyuruldu.
(Buhari,
Müslim,
Ebu
Davud)
2-
Oruç
tutamaz.
[Hz.
Âişe
validemizin
naklettiği
hadis-i
şerifte,
hayzlı
iken
tutulamayan
oruçlar
kaza
edilir,
kılınmayan
namazlar
affolur.
(Buhari)]
3-
Kur'an
okuyamaz.
Hadis-i
şerifte,
(Hayzlı
ve
cünüp,
Kur'an-ı
kerim
okuyamaz)
buyuruldu.
(Tirmizi)
4-
Mushafa
el
süremez.
Kur'an-ı
kerimde
mealen,
(Kur'ana
temiz
olanlardan
başkası
dokunamaz)
buyuruluyor.
(Vakıa
79)
Hadis-i
şerifte
de,
(Kur'ana
ancak
hadesten
[abdestsizlikten,
cünüplükten,
hayz
ve
nifastan]
temiz
olan
el
değdirebilir)
buyuruldu.
(Nesai)
5-
Maliki'de
hayzlının
Kur'an-ı
kerim
okuması
caiz
ise
de,
Kur'an
kursunda
okuyan
hayzlı
bir
kız,
Maliki'yi
taklit
ederek
Kur'an-ı
kerim
okuyamaz.
Çünkü
başka
bir
mezhebi
taklit
etmek,
ancak
bir
farzı
yapmak
için,
kendi
mezhebinde
imkan
bulunmadığı
veya
güç
olduğu
zaman
caiz
olur.
Hayzlı
bir
kıza
Kur'an
okumak
farz
olmadığı
için
başka
bir
mezhebi
taklit
edemez.
6-
Camiye
giremez.
Hadis-i
şerifte
(Cünübe
ve
hayzlıya
mescide
girmek
helal
olmaz)
buyuruldu.
(İbni
Mace)
7-
Kâbe’yi
tavaf
edemez.
Hadis-i
şerifte,
(Beytullahı
tavaf
etmek,
namaz
kılmak
gibidir,
yani
abdestli
olmak
lazımdır)
buyuruldu.
(Tirmizi)
8-
Cima
edemez.
(Bekara
222)
9-
Hayzlı
iken
de,
hayzsız
iken
de
kadına
dübüründen
[anüsünden
yani
makattan]
yaklaşmak
haramdır.
Oral
[ağız
ile]
seks
de,
hayzlı
iken
de
hayzsız
iken
de
caiz
değildir.
10-
Kadın,
hayzın
başladığını
ve
bittiğini
kocasından
gizleyemez.
Kocası
sorunca
söylemezse,
büyük
günah
olur.
Hadis-i
şerifte,
(Hayzın
başladığını
ve
bittiğini
kocasından
saklayan
kadın
melundur)
buyuruldu.
(Cevhere)
11-
Yanında
kocası
veya
mahremi
olmayan
hayzlı
kadın,
uzun
yola
çıksa,
seferi
olamaz.
Hayz
bitince,
bulunduğu
yerden
104
Km’den
daha
fazla
giderse,
ancak
o
zaman
seferi
olur.
Hayzlıya
serbest
olanlar:
Yasak
edilenlerin
dışında
her
şey
yapabilir.
Mesela
şunları
yapar:
1-
Hayzlı
kadın,
Besmele,
salevat-ı
şerife,
kelime-i
tevhid,
istiğfar
ve
bütün
duaları
okuyabilir,
tesbih
çeker,
zikreder.
Fâtiha,
Rabbenâ
âtina..,
Rabbenağfirli...
ve
daha
başka
dua
âyetlerini
dua
niyetiyle
ezberden
okuyabilir.
Hayzlı
iken
kabir
ziyaretine
gidebilir,
dua
niyetiyle
orada
Fatiha
okur.
Her
namaz
vaktinde
abdest
alıp,
o
namazı
kılacak
kadar
zaman
oturup
zikreder,
tesbih
çekerse,
en
iyi
kıldığı
namazın
sevabını
kazanır.
2-
Cünübe
saç
ve
tırnak
kesmek
mekruh,
ama
hayzlıya
mekruh
değildir.
Cünüpken
de,
hayzlı
iken
de
saç
boyatabilir.
Hayzlı
iken
yiyip
içilebilir;
fakat
cünüpken
ağzını
yıkamadan
yiyip
içmek
mekruhtur
ve
fakirliğe
sebeptir.
Oruç
için
sahura
kalkan
kimsenin,
vakit
dar
ise,
elini
ağzını
yıkadıktan
sonra,
yiyip
içmesi,
daha
sonra
gusletmesi
günah
değildir.
(Halebi)
3-
Kadın
cünüp
iken
hayz
görse,
cünüplük
için
gusletmesi
iyi
olur,
hayz
bitinceye
kadar
bekleyip,
sonra
ikisi
için
bir
gusletmesi
de
caizdir.
Cünübün
ağzını
yıkamadan
yiyip
içmesi
tenzihen
mekruhtur.
Çünkü
ağzına
aldığı
su,
müstamel
olur.
Müstamel
suyu
içmek
ise
mekruhtur.
Hayzlı
böyle
değildir.
Hayz
iken
gusletmesi
emredilmedi.
Hayzlı
kadın,
göğsünü
yıkamadan,
çocuğunu
emzirebilir.
Cünüp
kadının,
yıkamadan
emzirmesi
mekruhtur.
(Hadika)
4-
Tilavet
secdesini
işiten
cünüp
kimse,
temizlendikten
sonra
tilavet
secdesi
yapar.
Fakat
hayzlı
ve
nifaslı
olana
temizlendikten
sonra
da
tilavet
secdesi
gerekmez.
5-
İstihaza
günlerindeki
kadın,
idrarını
tutamayan,
devamlı
burnu
kanayan
veya
bir
akıntısı
olan
kadın
gibi,
özür
sahibi
olur.
Namaz
kılması
ve
oruç
tutması
lazım
olur
ve
kan
gelirken
de
vaty
caiz
olur.
İstihaza
kanı
hastalık
alametidir.
Çok
akarsa
doktora
gitmelidir.
Sual:
Muayyen
özrü
zuhur
eden
kadın,
evde
kocasının,
oğlunun
veya
kızının
okuduğu
Kur’an-ı
kerimi,
mukabeleyi
dinleyebilir
mi?
CEVAP
Kur’an-ı
kerime
dokunmamak
şartı
ile
mukabele
dinlemekte
mahzur
yoktur.
Ancak
özürlü
kadın,
mukabele
dinlemek
için
camiye
gidemez.
Camiye
girmesi
haram
olur.
Hatta
camiye
abdestsiz
de
girilmez.
(Mevkufat)
(Evde
mukabele
okumanın
sevabı
olmaz)
diyenler,
dinimize
iftira
ediyorlar.
Kadınların
camiye
gitmeyip,
evde,
kadın
bir
hocanın
okuyacağı
mukabeleyi
dinlemeleri
çok
sevap
olur.
Sual:
Bir
caminin
iki
kapısı
olsa,
hayzlının
bir
kapıdan
girip
ötekinden
çıkması
caiz
olur
mu?
Camiye
abdestsiz
girilebilir
mi?
CEVAP
Cünüp
veya
hayzlı
iken
camiye
girmek,
hatta
cami
içinden
geçmek
haramdır.
Geçecek
başka
yol
bulamazsa
veya
camide
uyuyup
cünüp
olursa
veya
camiden
başka
yerde
su
bulamazsa,
teyemmüm
edip
girer
ve
çıkar.
Camiye
abdestsiz
girmek
ise
mekruhtur.
(Dürer)
Sual:
Ramazanda
bir
kadının
muayyen
hâli
zuhur
ederse,
yiyip
içebilir
mi?
Muayyen
hâli
sona
erince,
yiyip
içmesi
günah
olur
mu?
CEVAP
Ramazanda
imsak
vaktinden
sonra,
hayzı
kesilse,
o
gün
oruçlu
gibi
durur.
İmsak
vaktinden
sonra
hayz
gören,
o
gün
gizli
yiyip
içer.
Her
iki
durumda
da o
günkü
orucunu
sonra
kaza
eder.
Vakit
içinde,
namaz
kılmadan
önce,
hayz
gören,
o
vaktin
namazını
kaza
etmez.
İmsak
vaktinden
önce
kan
kesilse,
sabah
namazı
vaktine,
yalnız
gusledip
elbisesini
giyecek
kadar
zaman
olur
da,
Allahü
ekber
diyecek
kadar
fazla
zaman
kalmazsa,
o
günün
orucunu
tutar.
Fakat,
yatsıyı
kaza
etmesi
lazım
olmaz.
Tekbiri
söyleyecek
kadar
da
zaman
olursa,
yatsıyı
kaza
etmesi
de
lazım
olur.
İftardan
önce
hayz
başlarsa,
orucu
bozulur.
Ramazandan
sonra
kaza
eder.
Namaz
içinde
hayz
başlarsa,
namazı
bozulur.
Sual:
Bir
kadın
akşamdan
yarınki
oruca
niyet
etse,
yarın
hayzı
başlasa
o
gün
oruç
tutacak
mı?
CEVAP
Hayz
başlayınca
oruç
bozulmuş
olur,
yer
içer.
Ancak
oruçluların
gözü
önünde
yememelidir!
Sual:
Maliki’yi
taklit
eden
bir
kadının
hayzı,
7
gün
iken
13
veya
15
gün
devam
etse,
on
günden
sonra,
namazını
kılması
gerekir
mi?
Oruç
işini
nasıl
yapar?
CEVAP
Maliki'de
kan
geldiği
günler
namaz
kılmaz.
15
güne
kadar
böyledir.
15
günden
sonra
kan
gelse
de
yine
namazını
kılar.
Hanefi'de
hayzı
7
gün
olduğu
için
yedi
günden
sonra
kılamadığı
namazları
kaza
eder.
Oruçta
Maliki’yi
taklit
etmediğimiz
için,
Hanefi
mezhebine
göre
hareket
edilir.
Yani
hayzın
bittiği
yedinci
günden
sonra
oruç
tutulur.
Hanefi’de
olsun,
Maliki’de
olsun,
hayz
sebebiyle
tutamadığı
oruçların
hepsini
kaza
eder.
Sual:
Kadın
geceden
niyet
ettiği
orucu
öğleyin
bozsa,
öğleden
sonra
da
âdet
görse,
kaza
mı
gerekir?
CEVAP
Âdet
olmasa
idi
kefaret
gerekirdi.
Âdet
olduğu
için
kaza
gerekir.
Bir
kimse
de
orucunu
bozsa,
sonra
oruç
tutamayacak
kadar
hastalansa
yine
kaza
gerekir.
Sual:
Hayzlının,
Ramazanda
oruç
tutması
caiz
mi?
CEVAP
Hayır.
Sual:
Orucun
aksamaması
için
hayzı
ilaçla
geciktirmek
caiz
mi?
CEVAP
Caizdir.
Sual:
Âdeti
13
ve
15
olan
Maliki’yi
taklit
eden
kadın
onuncu
günden
sonra
Ramazan
orucunu
tutabilir
mi?
CEVAP
Evet
tutması
gerekir.
On
günden
sonra
değil
esas
âdeti
kaç
ise
o
günden
sonra
oruç
tutmak
gerekir.
Hanefi’ye
göre
âdeti
bitmiş
oluyor
gusledip
oruçları
tutar.
Gusletmese
de
oruçlar
yine
sahih
olur,
fakat
gusüllü
tutmak
elbette
iyi
olur.
Maliki’ye
göre
de
kan
kesilince
de
yani
15
gün
bitince
gusletmesi
gerekir.
Sual:
Kaza
orucu
tuttuğum
gün,
âdetim
başladı.
Âdetim
bittiğinde,
yarıda
kalan
orucum
yüzünden
ayrıca
bir
gün
daha
mı
tutacağım?
CEVAP
Ayrıca
oruç
tutmazsınız.
Kaza
orucunuz
yarıda
kalmıştır.
Onu
yeniden
tutarsınız.
Sual:
Derslerimi
daha
iyi
anlamak
için,
bazı
günler
oruç
tutmasam,
bayramdan
sonra
kaza
etsem
sakıncası
var
mı?
CEVAP
Oruç
tutmak,
derslere
engel
olmaz.
Bilakis
destek
olur.
Mide
çok
doyarsa
insanın
kafası
o
kadar
çalışmaz.
Aç
olanın
zekası
keskin,
anlayışı
kuvvetli
olur.
Bu,
daha
işin
tıbbi
yönü.
Allahü
teâlânın
rahmeti
ihsanı
ise
ayrı.
Onu
akıl
almaz.
Ders
için
oruç
tutmamak
haram
olur.
Ramazan
günü
oruç
tutmak
büyük
nimettir.
Bu
nimetten
mahrum
kalmamalı.
Oruç
tutmayı
ganimet
bilmeli.
Bir
hadis-i
şerif
meali
şöyledir:
(Ramazanda
bir
gün
oruç
tutmayan,
onun
yerine
bütün
yıl
oruç
tutsa,
o
bir
günkü
sevaba
kavuşamaz.)
[Tirmizi]
Başka
zaman
ömür
boyu
oruç
tutulsa
Ramazanda
tutulan
bir
orucun
sevabına
kavuşulmaz.
Bir
hadis-i
şerif
meali
de
şöyledir:
(Allah
rızası
için
bir
gün
oruç
tutan
kimseyi
Allahü
teâlâ,
bu
bir
günlük
oruç
sebebiyle
Cehennem
ateşinden
70
yıl
uzak
tutar.)
[Buhari,
Müslim,
Tirmizi,
Nesai,
İbni
Mace]
Sual:
Ramazanda
herhangi
bir
şekilde
orucu
bozulan
kimse,
yiyip
içebilir
mi?
CEVAP
Ramazan
günü,
iğne
olmak,
kendi
isteğiyle
ağız
dolusu
kusmak
gibi
bir
sebeple
oruç
bozulursa,
yolcu
şehrine
gelirse,
kadının
hayzı
kesilirse,
akşama
kadar
oruçlu
gibi,
sakınmaları
gerekir.
Yiyip
içmeleri
mekruh
olur.
Sual:
İlmihallerde,
diş
arasında
kalan,
nohuttan
küçük
yemek
artıklarını
yutmanın
orucu
bozmayacağı
bildiriliyor.
Peki
nohuttan
küçük
bir
pirinç
tanesini,
bir
buğday
tanesini
yutmak
orucu
niye
bozuyor?
CEVAP
Diş
arasında
kalan
yemek
artığı
dışarıdan
alınmış
olmuyor.
Pirinç
tanesi
dışarıdan
alınıyor.
Oruçlu
iken,
pişmiş
bir
pirinç
tanesi,
nohuttan
küçük
olduğu
halde
yenirse
kefaret
de
gerekiyor.
Pişmemiş
pirinç
yenirse
kaza
gerekiyor.
Ama
dinimizin
emrine
göre,
diş
arasında
kalan
pişmiş
pirinç
tanesi
[pilav]
yutulursa
oruç
bozulmuyor.
Namaz
esnasında
yutarsa
namaz
da
bozulmuyor.
Ama
dışarıdan
bir
pirinç
tanesi
alıp
yutsa
namazı
bozuluyor.
Demek
ki,
diş
arasında
kalanı
yutmakla,
dışarıdan
alıp
yutmak
farklıdır.
Kıt
aklımızla
dini
hükümleri
incelemek,
mukayese
etmek,
hikmetini
anlamaya
çalışmak
bir
hastalıktır.
Bundan
çok
sakınmalı.
Akılla
mantıkla
din
olsaydı,
Peygamberler
gönderilmez,
dini
hükümler
bildirilmezdi.
Sual:
Abdestte
su
kaçınca
yiyip
içse
kefaret
mi
gerekir?
CEVAP
Kaza
lazımdır.
Sual:
Abdest
alırken
hata
ile
boğazına
su
kaçan,
orucu
bozulduğu
için
yiyip
içse,
kefaret
mi
gerekir?
CEVAP
Orucu
kasten
bozmadığı
için,
yalnız
kaza
gerekir.
Sual:
Oruçlu
olduğunu
unutarak
yiyen,
sonra
bilerek
yiyip
içmeye
devam
ederse,
kefaret
gerekir
mi?
CEVAP
Oruçlu
olduğunu
unutarak
yiyip
içen
kimse,
orucunun
bozulduğunu
zannederek
yiyip
içmeye
devam
ederse
kaza
lazım
olur,
kefaret
lazım
olmaz.
Eğer
unutarak
yiyip
içmenin
orucu
bozmadığını
bildiği
halde,
kasten
yiyip
içmeye
devam
ederse,
hem
kaza,
hem
de
kefaret
lazım
olur.
Sual:
Ramazanda
birkaç
gün
oruç
tutmadım.
Kefaret
gerekir
mi?
CEVAP
Ramazanda
mazeretsiz
oruç
tutmamak
büyük
günahtır.
Önce
tutulmayan
oruçlar
için
tevbe
edilir.
Sonra
gününe
gün
yani
kaç
gün
tutulmamışsa
o
kadar
gün
kaza
orucu
tutulur.
Bir
kimse,
Ramazan
ayında
30
gün
oruç
tutamasa,
tutamadığı
gün
kadar
kaza
gerekir,
kefaret
gerekmez.
Kefaret,
oruç
tutmamanın
değil,
niyetli
iken
Ramazan
orucunu
mazeretsiz
bozmanın
cezasıdır.
Sual:
Sefere
çıkacağım
diye
orucu
niyet
etmedim.
Güneş
doğduktan
sonra
yiyip
içtim.
Kaza
mı
kefaret
mi
gerekir?
CEVAP
Kefaret
oruç
tutmamanın
değil,
niyetli
orucu
kasten
bozmanın
cezasıdır.
Mazeretsiz
oruç
tutmamak
haramdır
ama
kefareti
gerektirmez.
İmameyne
[imam-ı
Ebu
Yusuf
ile
imam-ı
Muhammed’e]
göre
ise,
öğleden
bir
saat
önceye
kadar
niyet
etme
imkanı
varken
kasten
yiyip
içtiği
için
kefaret
gerekir.
Ama
öğleden
sonra
yiyip
içse
idi,
niyet
etme
imkanını
kaçırdığı
için
imameyne
göre
de
kefaret
gerekmez,
sadece
kaza
gerekir.
Fetva
imameyne
göre
değil,
imam-ı
a’zama
göredir.
Niyetsiz
oruç
ne
zaman
açılırsa
açılsın
kaza
gerekir,
kefaret
gerekmez.
Sual:
Güneş
doğduktan
sonra
niyet
eden
kimse,
bu
orucunu
öğleden
önce
veya
sonra
bozduğunda,
kaza
mı
kefaret
mi
gerekir?
CEVAP
Niyet
imsak
vaktinden
sonra
olduğu
için
her
iki
halde
de
kaza
gerekir.
Sual:
İmsak
vaktinden
sonra,
seferden
memleketine
dönse,
oruca
niyet
etse
ve
bu
niyetli
orucunu
kasten
bozsa,
kefaret
gerekir
mi?
CEVAP
Kefaret
gerekmez,
kaza
gerekir.
Sual:
Kasten
orucunu
bozan
kimse,
sonradan
oruç
tutmamayı
mubah
kılacak
bir
hâl
başına
gelse,
yine
de
kefaret
gerekir
mi?
CEVAP
Öyle
bir
durum
vaki
olursa
kefaret
gerekmez.
Mesela
kadının
hayzı
başlasa,
yahut
oruç
tutamayacak
kadar
hastalansa
yalnız
kaza
gerekir.
Fakat
sefere
çıksa,
kefaret
gerekir.
Çünkü
sefere
çıkmak
semavi
bir
özür
değildir.
Sual:
Gece
vardiyasında
çalışıyorum.
Ramazan
orucuna
niyet
etmeyi
unutup
yattım.
Uyandığımda
öğle
ezanları
okunuyordu.
Artık
niyet
edilmez
dediler.
Ben
de
belki
bir
çaresi
vardır
diye
akşama
kadar
bir
şey
yiyip
içmedim.
Oruçlu
gibi
durdum.
Bu
orucu
kaza
etmem
gerekir
mi?
CEVAP
Evet
kaza
etmek
gerekir.
Çünkü
niyet
farzdır.
Niyetsiz
oruç
sahih
olmaz.
Ancak
böyle
istisnai
durumlarda,
ibadeti
kurtarmak
için,
zayıf
da
olsa
başka
kavil
veya
diğer
hak
mezheplerde
bir
çaresi
varsa,
o
taklit
edilerek
ibadet
kurtarılır.
Bu
hususta
zayıf
da
olsa
bir
kavil
vardır.
Hanefi
imamlarından
imam-ı
Züfer’e
göre,
orucunuz
sahihtir,
kaza
etmek
gerekmez.
Bu
imama
göre,
niyet
unutulmuşsa
veya
herhangi
bir
sebeple
niyet
edilmemişse,
o
gün
orucu
bozan
bir
şey
de
yapılmadıysa
oruç
tutulmuş
olur.
Yukarıdaki
gibi
zaruri
durumlarda
imam-ı
Züfer’in
kavli
ile
amel
etmek
caiz
olur.
Sual:
Mastürbasyon
kaza
gerektirir
deniyor.
Bana
göre
kasten
orucu
bozuyor,
ben
kefaret
gerekir
diyorum.
Hangi
kitapta
kaza
gerektiği
yazılıdır?
CEVAP
Mastürbasyon
için
yalnız
kaza
lazım
olduğu,
Fetava-i
Hindiyye,
Bahrürraik
ve
Dürr-ül-muhtar
kitaplarında
yazılıdır.
Kefaret
gerektirmez.
Akıl
ile
din
olmaz.
Dinde
nakil
şarttır.
Sual:
Dayanamayıp
orucunu
bozana
kaza
mı
gerekir?
CEVAP
Gerçekten
dayanamamışsa,
kaza
gerekir.
Sual:
Yemekhanede
birkaç
kişiyi
yerken
görüp,
biz
de
dalgınlıkla
vakte
dikkat
etmeden
vakit
girdi
sanıp
16:40
da
iftarı
açtık.
Sonra
takvime
baktık
ki
akşam
16:44
deymiş.
Kasıtlı
bozmadığımız
için
sadece
kaza
gerekir
değil
mi?
CEVAP
Evet
kaza
gerekir.
Sual:
Oruçlu
olunca
abdestte
ağza
burna
fazla
su
çekilmese
olur
mu?
CEVAP
Evet
olur.
Sual:
Günaha
şeytanlar
sebep
olduğuna
göre,
Ramazanda
şeytanlar
nasıl
günah
işletiyor?
CEVAP
Günah
işlememize
yalnız
şeytanlar
değil,
kendi
nefsimiz
de
sebep
olmaktadır.
Nefsin
zararı,
şeytanınkinden
çok
fazladır.
Nefsin
her
istediği
kendi
zararınadır.
Ramazanda
günah
işleten,
nefsimizdir.
Bu
ayda,
şeytanlar
bağlı
olduğu
için,
vesvese
veremezler.
Ramazanda
esnemeler
de
şeytandan
değildir.
Asabi
esnemeler,
yorgunluk,
uykusuzluk
gibi
hallerde
meydana
gelir.
Sual:
Bazı
imsakiyeler,
Türkiye
Takvimi'nden
farklıdır.
Hangisine
uymak
ihtiyatlı
olur?
CEVAP
İhtiyata
riayet
etmek
tedbirli
ve
temkinli
hareket
etmek
elbette
iyi
olur.
Türkiye
Takvimi'ne
göre
hareket
edilmelidir.
Yoksa
oruçlar
tehlikeye
girer.
Türkiye Takvimi'nin
hesapları
yüz
yıldır
uygulanan
hesaplardır.
[Farklı
Ramazan
İmsakiyeleri
kısmında
geniş
bilgi
var.]
Sual:
Bazıları
diyor
ki,
Ramazanda
orucun
ilk
gününü
tutmazsak
diğerlerini
de
tuttuğumuz
zaman
gerektiği
zaman
bozabilirmişiz.
Böyle
bir
şey
var
mı?
CEVAP
Öyle
bir
şey
yok.
Ramazanda
her
gün
oruç
tutmak
farzdır.
Böyle
hurafelere
inanmamak
lazım.
İnsan
sağlık
durumuna
göre,
ilk
günler
tutamaz
da
sonraki
günler
tutabilir
veya
ilk
günler
tutar
da
hastalanınca
diğer
günler
tutamaz.
Bu
hallerde
ne
yapılacağı,
nasıl
yapılacağı
ilmihal
kitaplarında
vardır.
[Böyle
hurafelere
inanmamak
için
dinimizi
öğrenmemiz
lazım.
Dinimizi
doğru
öğrenmek
için
de,
ehli
sünnet
alimlerinin
kıymetli
eserlerinden
tercüme
edilerek
hazırlanan,
Tam
İlmihal
Seadet-i
Ebediyye
kitabını
okumayı
tavsiye
ederiz.
www.hakikatkitabevi.com
adresinden
okunabilir
ve
temin
edilebilir.]
Sual:
Oruçluyken
misvak
kullanmak
mekruh
mudur?
CEVAP
Mekruh
değildir.
Şafii’de
öğleden
sonra
kullanmamak
iyi
olur,
çünkü
ağızdaki
kokuyu
giderdiği
için,
öğleden
sonra
misvaklanmayı
mekruh
sayarlar.
(Oruçlunun
ağız
kokusu
Allah
için
sevimlidir.
Öyle
ise
Allahü
teâlâya
sevimli
gelen
bir
şeyi
biz
niye
yok
edelim)
derler.
Sual:
Ramazanda
şeytani
rüya
görülür
mü?
CEVAP
Görülmez.
Nefsani
rüya
görülür
Sual:
Ramazanda
şeytanların
azgınları
mı
bağlanır?
CEVAP
Hayır
hepsi
bağlanır.
Sual:
Şeker
bayramı
demek
caiz
mi?
CEVAP
Bayram
namazından
önce
hurma,
şeker
gibi
herhangi
bir
tatlı
yemek
müstehap
olduğu
için
caizdir.
Sual:
Ramazan
ayı,
niçin
bazen
29,
bazen
30
gün
oluyor?
CEVAP
Ramazan-ı
şerif
kameri
aylardandır.
Kameri
aylar
29
veya
30
gün
olur.
Kur’an-ı
kerimde,
Ramazan
ayında
oruç
tutmanın
farz
olduğu
bildirilmektedir.
(Bekara
183-185)
Ramazan
ayı
otuz
çekerse
30,
yirmidokuz
çekerse
29
gün
oruç
tutmak
farzdır.
Bütün
farz
ibadetler
Allahü
teâlânın
emridir.
Sual:
Şabanın
son
günü,
Ramazan
ise
farz
olur,
değilse
nafile
olur
diyerek
oruç
tutmak
uygun
mu?
CEVAP
Bu
niyetle
tutmak
mekruh
olur.
Böyle
niyet
etmeden,
Şabanın
son
günü
nafile
oruç
tutmak
mekruh
olmaz.
Bir
hadis-i
şerifte
de
buyuruluyor
ki:
(Ramazanı
bir-iki
gün
önce
oruç
tutmakla
karşılamayınız!
Devamlı
oruç
tutan,
bu
orucu
tutabilir.)
[Müslim]
Ramazan
orucunu
karşılamak
gerektiğini
sanıp
veya
Ramazan
diye
Şabanın
son
günü
oruç
tutmak
mekruhtur.
Hıristiyanlara
benzememek
için,
Şabanın
son
günü
oruç
tutmanın
mekruh
olduğunu
bildiren
âlimler
de
vardır.
Sual:
Oruç
tutmayan
işçiye,
Ramazanda
yemek
verilir
mi?
CEVAP
Yemek
verilmez,
yemek
parası
verilebilir.
Sual:
Yazın
kazaya
kalmış
oruçları,
kışın
kaza
etmek
caiz
mi?
CEVAP
Caizdir.
Sual:
Hacda
şükür
kurbanı
yerine
ceza
olarak
oruç
tutmak
caiz
mi?
CEVAP
Caiz
olmaz.
Ancak
israfı
önlemek
için
caizdir.
Sual:
İmsaktan
sonra
kazaya
niyet
edenin
orucu
nafile
mi
olur?
CEVAP
Evet.
Sual:
Seferdeki
kimseye,
evine
gelince
tutmadığı
oruçları
kaza
etmek
farz
mı?
CEVAP
Evet.
Sual:
Ramazanın
son
günü,
bugün
bayram
diyenlere
aldanıp,
orucunu
bozana,
kaza
mı
lazım
olur?
CEVAP
Kaza
lazım
olur.
Sual:
Erzurumlu,
yazın
orucu,
Adana’da
tutsa,
daha
sevap
mı?
CEVAP
Hayır.
Sıkıntı
kendiliğinden
gelirse
sevap
olur.
Sual:
(Başkası
yerine
oruç
tutulmaz)
hadisi
hangi
kitapta
var?
CEVAP
Tahtavi
haşiyesinin
238.
sayfasında
var.
Sual:
Kaza
orucunu
davette
bozmak
caiz
mi?
CEVAP
Hayır.
Sual:
Söylentilere
inanıp,
Ramazan
diye,
Şabanın
29’unda
oruca
niyet
ettim.
Doğrusunu
öğrenince
bozdum.
Kaza
gerekir
mi?
CEVAP
Gerekmez.
Sual:
Bir
kimse
akşam
namazından
önce
uyusa
veya
bayılsa
öbür
gün
öğleyin
uyansa
hemen
oruca
niyet
edebilir
mi?
CEVAP
Niyet
edemez.
Öğleden
bir
saat
önce
uyansaydı
edebilirdi.
Sual:
Ailemden
uzakta
başka
şehirde
talebeyim.
Annem
telefonda,
sahura
kalkabiliyor
musun
dedi,
evet
kalkıyorum
dedim
halbuki
kalkamadığım
çok
oldu.
Aç
olarak
oruç
tuttuğumu
bilip
üzülmesin
diye
böyle
söyledim
bu
yalan
caiz
olur
mu?
CEVAP
Burada
yalan
caizdir.
Sual:
3
senelik
oruç
borcum
var.
Bunu
30’ar
gün
olarak
peş
peşe
mi
tutmam
lazım?
CEVAP
Fırsat
buldukça
birer
ikişer
veya
üçer
beşer
tutarsınız,
yani
30
gün
birden
tutmak
gerekmez.
90
gün
oluncaya
kadar
böyle
devam
edersiniz.
Sual:
Kaza
orucum
yoktur.
Fakat
bazı
oruçlarım
bozulmuş,
kabul
olmamış
diye,
oruç
tutarken
kazaya
niyet
edilse,
mahzuru
olur
mu?
Kaza
orucum
yoksa,
bunlar
nafile
olur
mu?
CEVAP
Kazası
olmayanın
da
kaza
namazı
kılmasında,
kaza
orucu
tutmasında
mahzur
yoktur.
Kazası
yoksa
nafile
olur.
Sual:
Oruca
hesapla
başlanılan
yerlerde,
yanlışlık
olma
ihtimali
olacağı
için,
bayramdan
sonra
kaza
orucu
tutmak
gerekir

