Sual:
Günümüzde
işlenen
bid’atler
nelerdir?
CEVAP
İbadetlere
bir
şey
ilave
etmek
bid'attir,
büyük
günahtır.
Dinimiz
noksan
değildir.
Hâşâ
Allahü
teâlâ
veya
Peygamber
efendimiz
dinde
bir
şeyi
eksik
bırakmış
da,
daha
iyisini
biz
mi
yapacağız?
İbadete
bid'at
karıştırmak,
Allahü
teâlânın
dininde
noksanlık
bulmak,
koyduğu
hükümleri
beğenmemek,
dini
değiştirmek
olur.
Mesela
akşam
namazının
farzını
3
rekat
yerine,
daha
fazla
ibadet
etmek
için,
4
rekat
kılmak
bid'attir.
3
yerine
de
geçmez,
namaz
hiç
kabul
olmaz.
Tesbihleri
33
yerine,
çok
sevap
olsun
diye
40
defa
veya
daha
fazla
çekmek
bid'at
olur.
Halbuki
hiç
tesbih
çekilmeden
gidilse
günah
olmaz.
Namazlardan
sonra
âyet-el-kürsi
okunur,
tesbihler
çekilir
ve
dua
edilir.
Dua
ederken
salâten
tüncina
okunur.
Âyet-el
kürsinin
okunduğu
yerde
salâten
tüncinayı
okumak
sünneti
değiştirmek
olur,
yani
bid'attir.
Peygamber
efendimiz
nasıl
ibadet
etmişse,
mezhebimiz
bunu
nasıl
bildirmişse,
o
şekilde
ibadet
edilir.
“Şunu
da
yapalım,
ötekini
de
ilave
edelim”
demek,
dinde
değişiklik
olur.
Hadis-i
şerifte,
(İbadetleri
bizim
gibi
yapmayan
bizden
değildir)
buyuruluyor.
Hoparlörle
ezan
okumak
iyi
ise,
Allahü
teâlâ,
Peygamberine
ibadetin
iyisini
niye
bildirmedi?
Allah
hoparlörü
yaratmaktan
âciz
mi
idi?
Binlerce
mucizesi
görülen
Sevgili
Peygamberimiz
bunu
yapamaz
mıydı?
Yapmadığına
göre,
hoparlörü
ibadete
sokmak
bid’at
olur.
Diğer
bid’atlerden
bazıları
şunlardır:
İnce
çoraba
veya
çıplak
ayağa
mesh
etmek.
(Dürer)
Kur'an-ı
kerimi
teganni
ile
okumak.
(Bezzâziyye)
Namazı
hoparlör
ile
kıldırmak.
(Mezahibi
erbea,
Elmalılı
tefsiri)
Sünnet
ile
farz
namaz
arasında
dua
etmek,
tesbih
çekmek,
üç
İhlas
okumak.
(İbni
Âbidin)
Müezzinin
tesbihlere
komuta
etmesi.
Hutbeyi
Türkçe
olarak
okumak.
(El
edille)
Namaz
kılıp,
duadan
sonra
şükür
secdesi
yapmak.
(Dürr-ül-muhtar)
Namazlardan
sonra
imam
ile,
eli
göğse
koyarak
selamlaşmak.
(S.Ebediyye)
Camide
her
namazdan
sonra
müsafeha
etmek.
[Tokalaşmak]
(Redd-ül
muhtar)
Estağfirullahel'azim
ellezi...
diye
başlayan
istiğfarı
müezzinin
yüksek
sesle
okuması.
(El
İbda)
Vaazdan
sonra,
cenazede
yüksek
sesle
dua
etmek.
(Mekâtib-i
şerife)
Mezar
taşı
üzerine
âyet-i
kerime,
şiir,
methiye
v.s.
yazmak.
(S.Ebediyye)
Aşure
günü
aşure
pişirmeyi
ibadet
sanmak.
(S.Ebediyye)
Bir
kabirden
başka
bir
yere
nakledilirken
tekrar
cenaze
namazı
kılmak.
(Hindiyye)
Eshab-ı
kiramdan
herhangi
birini
kötülemek.
(Şerh-i
Akâid)
Kadını
bir
defada
üç
talakla
boşamak.
(Mecmua-i
Zühdiyye)
Cenazede
yüksek
sesle
tekbir
getirmek,
ilâhi
okumak.
(Halebi)
Cenaze
namazından
sonra
konuşma
yapmak.
(Zübdet-ül-makamât)
Ölü
evinden
helva
vs.
dağıtmak.
Ölünün
3,
7,
40,
52
veya
53
üncü
günlerini
yapmak.
(Tahtavi)
Kabir
azabına
inanmamak.
(Akâid-i
Şeybâniyye)
Yatırlara
mum
yakmak.
Mezhepsiz
olmak.
(Tahtavi)
Zekeriya
sofrası
diye
adak
yapmak.
(S.Ebediyye)
Bir
kişinin
bildirdiği
hadislere
inanmamak.
(Tâtârhâniyye)
Mirac
mucizesinin
Kudüs’ten
sonrasına
inanmamak.
(Bahr)
Kısa
sakala
sünnet
demek.
(Hadika)
Hz.
Mehdi
geldiği
zaman,
(Bir
zaman
gelir
ki,
Sünnet,
bid'at
gibi
çirkin
görülür,
bid'at
ise
sünnet
gibi
rağbet
görür)
hadis-i
şerifinde
bildirildiği
gibi,
bid'at
işlemeye
alışmış
olan
Medine’deki
âlim,
bid'ati
güzel
sanıp
ibadet
olarak
yaptığı
için
Hz.
Mehdi’nin
bid’at
aleyhindeki
sözlerine
şaşıp
"Bu
adam
bizim
dinimizi
yok
ediyor"
diyecektir.
Hz.
Mehdi,
bu
mezhepsizi
öldürecektir.
(Mek.
Rabbani)
Bazı
bid’atler:
Cennette,
Allahü
teâlânın
görüleceğine
inanmamak,
Gökte
Allah
var
demek,
Allah
dede
demek,
Hz.
Ali’yi
diğer
üç
halifeden
üstün
sanmak,
Eshab-ı
kirama
veya
fasık
Müslümanlara
bile
lanet
etmek
bid’attir.
Namaza
başlarken
yalnız
dil
ile
niyet
etmek
bid'attir.
Kalb
ile
niyet
şarttır.
Kur'anı,
zikirleri,
tekbirleri
müzikle
veya
ney
çalarak
okumak
bid’attir,
tasavvuf
müziği
de
bid’attir.
Ücretle
Kur’an
okumak
bid'attir.
Hutbenin
ikinci
kısmında,
aşağı
basamağa
inmek,
sonra
tekrar
yukarı
basamağa
çıkmak,
Mest
üzerine
mesh
etmemek
ve
çıplak
ayağa
mesh
etmek
bid'attir.
Vaazdan
sonra
toplanarak
yüksek
sesle
dua
yapmak,
Mübarek
gecelerde,
camilerde
fazla
ışık
yakmak
bid'attir.
Kısa
sakal
ile
sünneti
yerine
getirdiğine
inanmak,
Büyük
zatların
ölüm
yıldönümlerinde
matem
tutmak
bid'attir.
Cenaze
olduğunu
bildirmek
için,
minarelerde
salât
okumak,
Ölünün
40.
ve
52.
gecesini
yapmak,
Mezar
taşlarına
resim
koymak,
Fatiha
ve
methiye
yazmak
bid’attir.
Türbe
veya
camilerde
tavaf
eder
gibi
dönmek
bid’attir.
Sual:
(Namazlardan
sonra,
hemen
âyet-el-kürsi
okumak
lazım
iken,
önce
Salâten
Tüncinâ’yı
ve
başka
duaları
okumak
bid’attir.
Bunları,
tesbihlerden
sonra
okumalıdır)
diyorsunuz.
Sünnet
ile
farz
arasında
zikir
çekmek,
dua
etmek
niçin
bid’at
olsun?
Salâten
Tüncinâ’yı
önce
oku,
sonra
oku
ne
fark
eder?
Hem
hocamız
her
zaman
böyle
okur.
O
bilmiyor
da
sen
mi
biliyorsun?
CEVAP
Biz,
muteber
eserlerden
alarak
yazıyoruz.
Kendi
görüşümüzü
din
gibi
ortaya
sürmekten
Allah
saklasın.
Kimin
hocası
olursa
olsun,
muteber
eserlere
aykırı
ise,
itibar
edilmez.
Merakıl-felah’ın
Tahtavi
haşiyesinin
tercümesi
olan
Nimet-i
İslam’da,
(Farz
ile
sünnet
ve
sünnet
ile
farz
arasında
konuşmak,
sünneti
iskat
[iptal]
etmez.
Fakat
sünnetin
sevabını
azaltır.
Bir
kavle
göre
de,
sünnet
sakıt
[iptal]
olmakla
namaz
iade
olunur)
deniyor.
Aynı
ifade
Dürr-ül-muhtar’da
da
vardır:
(Sünnet
ile
farz
arasında
konuşmak,
sünneti
iskat
etmez
ise
de,
sevabını
azaltır.
Bir
şey
okumak
da
konuşmak
gibidir.
Bazı
âlimler,
“Sünnet
kabul
olmaz.
Önceki
sünneti
tekrar
kılmak
gerekir”
buyurmaktadır.)
Bu
ifade,
Dürr-ül-muhtar’ın
Arabi
aslının
457,
bazı
baskılarında
711.
sayfasındadır.
Türkçe
tercümesinde
de
c.3,
s.
40-41’dedir.
İbni
Âbidin
hazretleri,
bu
ifadeyi
açıklarken,
(Her
türlü
okumalar
da
bu
hükme
girer)
buyurmaktadır.
Şu
halde,
sünnet
ile
farz
arasında
konuşmamalı,
dua,
sure
veya
üç
İhlâs
okumamalıdır.
Hele
bu
okumaları
âdet
hâline
getirmek
bid’attir.
İbadetlere
ilave
yapmak,
dini
değiştirmek
olur.
Hadis-i
şerifte,
(İbadetleri
bizim
gibi
yapmayan
bizden
değildir)
buyuruluyor.
(Mizan-ül
kübra)
Peygamber
efendimiz
nasıl
ibadet
etmişse,
mezhebimiz
bunu
nasıl
bildirmişse,
o
şekilde
ibadet
edilir.
(Şunu
yapalım,
ötekini
ilâve
edelim)
veya,
(Hocamız
böyle
yapıyordu.
Biz
de
öyle
yapalım)
demek,
dinde
reform
olur.
Asla
caiz
olmaz.
Sünnet
ile
farz
arasında
bir
şey
okumanın
sünneti
iskat
[iptal]
edeceği
Bahr-ür-raık’ta
da
yazılıdır.
Tefekkür
eder
Sabahın
sünnetini
evinde
kılıp,
camiye
gelen
kimse,
konuşmaz,
sesli
olarak
bir
şey
okumaz.
Dudağını
kıpırdatmadan
kalbinden
kelime-i
tevhid
okuyabilir
veya
tefekkür
eder.
Eğer
kazaya
kalmış
namazı
varsa,
kaza
kılar.
Kur’an-ı
kerim
okunuyorsa
dinler.
Sabah
namazının
farzı
ile
sünneti
arasında
okunması
bildirilen
dualar
vardır.
Bu
duaları
sabah
namazının
sünnetinden
önce
veya
farzdan
sonra
okumalıdır.
Çünkü,
İbni
Âbidin
hazretleri
buyuruyor
ki:
Sünnetten
sonra
yalnız,
(Allahümme
entesselam......
ikram)
denir.
Fazla
bir
şey
okunursa,
sünnet
namazı,
sünnet
olan
yerinde
kılınmamış
olur.
Bazı
âlimler,
“Sünnet
sakıt
olur,
tekrar
kılınması
lazım
olur”
buyurdu.
Farzdan
sonra
olan
sünneti
(Allahümme
entesselam....)
dedikten
sonra,
daha
fazla
geciktirmek
mekruh
olur.
Resulullah
efendimiz,
farzdan
sonra,
(Allahümme
entesselam...)
diyecek
kadar
oturup,
hemen
son
sünnete
başlardı.
Hadis-i
şeriflerde,
namazlardan
sonra
okunmaları
bildirilen
“Evrâd”
son
sünnetlerden
sonra
okunur.
Çünkü
sünnet
namazlar,
farzların
devamıdır.
Son
sünnetlerden
sonra
okumaya,
farzdan
sonra
okumak
denilir.
(Resulullah
farz
namazdan
sonra
Tesbih,
Tahmid,
Tekbir
ve
Tehlil
okurdu)
demek,
(Son
sünnetlerden
sonra
okurdu)
demektir.
(R.
Muhtar)
Bunlar,
Hanefi
mezhebine
göredir.
Şafii
mezhebinde
durum
farklıdır.
Herkes
kendi
mezhebine
göre
amel
etmelidir.
Mesela
bir
Hanefi,
“Şafiiler
imam
arkasında
Fatiha
okuyor”
diye
Fatiha
okursa,
tahrimen
mekruh
işlemiş
olur.
Namazı
iade
etmesi
vacip
olur.

