bilgisayarokulu.net ingilizcedershanesi.com acikogretimsitesi.com netpamarket.com Ana Sayfa - diniegitim.com
   

 
 Ana Sayfaya Geri Dön

 
Duanın Önemi

Sual: (Bin kere Allah sizden razı olsun) demek uygun mu?
CEVAP
Allahü teâlânın bir kere razı olması sonsuz razı olması demektir. Allah razı olsun dendi mi aynı şey söylenmiş olur. Ama öyle söylemenin de mahzuru olmaz. Maksat manayı kuvvetlendirmektir.

Sual: Allah ebediyen razı olsun demek caiz mi?
CEVAP
(Allah ebediyen razı olsun) denince, sanki bu duadan, Allahü teâlânın bir müddetliğine de razı olacağı anlamı da çıkıyor. Bu itikadımıza terstir. Allah razı olsun demek gerekir. Ebediyen ekleyince yanlış anlamaya müsait oluyor. Üç günlüğüne veya üç seneliğine razı olsun anlamı da çıkabilir. Yani Allah’ın böyle sıfatı da var sanılır.

Sual: Kur’an-ı kerimde, (Allah, Eshab-ı kiramdan razıdır) buyuruluyor. O eshab, Resulullahın vefatından sonra kötü şeyler işlese yine mi Allah onlardan razı olur?
CEVAP
Muteber din kitaplarında buyuruluyor ki:
Allahü teâlânın sıfatları ebedidir, sonsuzdur. Onlardan razı olması da sonsuzdur. Yani birkaç seneliğine razı olup da sonra vazgeçmez. Hâşâ eshabın daha sonra ne yapacağını Allah bilmiyor muydu? Bilmeyen Allah olur mu? Onlardan razı ise ebediyen razıdır. Bir müddet razı olup sonradan vaz geçmek Allah’ın sıfatlarına aykırıdır. Kur’an-ı kerimde (Allah sözünden dönmez) buyruluyor.

Sual: Kötü anne babanın iyi olan çocuğuna yaptığı beddua kabul olur mu?
CEVAP
Kötü ana-babanın, suçsuz ve iyi olan çocuğuna yaptığı beddua kabul olmaz. Haksız olarak yapılan beddualar kabul olmaz.

İbni Mübarek hazretleri, çocuğunu şikayet edene, (Çocuğa beddua ettin mi?) dedi. O da, evet deyince, (Çocuğun ahlakını sen bozdun) buyurdu.

Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Bir babanın duası, ilahi hicaba erişir ve bu hicabı da aşar.) [İbni Mace]
(Ana-babanın çocuğuna ve mazlumun zalime olan bedduaları, red olmaz.) [Tirmizi]

Sual:
(Ana-baba, mazlum ve misafirin duası kabul olur) buyuruluyor. Bu insanlar haksız olarak beddua ederlerse yine mi kabul olur?
CEVAP
(Ana-baba, mazlum ve misafirin duası kabul olur)
demek, (Ana-babanın çocuğuna yaptığı hayır dua, mazlumun [kâfir bile olsa] kendine zulmeden zalime yaptığı beddua, misafirin ev sahibine yaptığı hayır dua kabul olur) demektir. Yoksa misafirin, suçsuz olan ev sahibine yaptığı beddua kabul olmaz.

Mazlumun, kendine zulmetmeyen birine yaptığı beddua kabul olmaz. Ana-babanın, evladına yaptığı hayır dua kabul olur. Kötü ana-babanın, suçsuz ve iyi olan çocuğuna yaptığı beddua kabul olmaz.

Kısacası haksız olarak yapılan beddua kabul olmaz. Beddua etmeye alışmamalıdır! Çünkü hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Kendinize, çocuklarınıza ve mallarınıza beddua etmeyiniz! Duaların kabul olduğu bir vakte rastlar da, bedduanız kabul olur.) [Müslim]

Sual: Annem, babamdan boşandı. Babam annemi, annem de babamı kastedip (Eğer onunla görüşürsen hakkımı helal etmem, beddua ederim) dediler. Haksız olarak ettikleri beddua geçer mi?
CEVAP
Geçmez. Gizli görüşmek lazımdır.

Sual:
Babam beddua etti. Sonra öldü. İşim rast gitmiyor, bunun çaresi nedir?
CEVAP
Tevbe istiğfara devam etmeli, ölü için hayırlı işler yapmalıdır!

Sual:
Bir gencin evlenme teklifini kabul etmedim. Bunun üzerine bana, “Allah belanı versin” dedi. Şimdi sağlığım bozuktur. Acaba, sağlığımın bozulması, gencin bedduasından mıdır? Onunla helalleşmem mi gerekiyor?
CEVAP
Evlenme teklifini kabul etmemekle hak geçmez. Haksız olarak yapılan beddualar da geçmez. Helalleşmek gerekmez.

Peygamber efendimiz beddua etti mi?
Peygamber efendimiz, diğer bazı Peygamberler gibi kavimlerine genel bir beddua etmemiş ama muayyen günahları işleyenleri lanetlemiştir. Mesela birkaçı şöyledir:

(Lutilere Allah lanet etsin!) [Beyheki]
(Paraya tapana lanet olsun!) [Tirmizi]
(Bid’at çıkarana lanet olsun.) [Dare Kutni]
(Eshabıma sövene lanet olsun.) [Hakim]
(Doğruyu bildiği halde susana lanet olsun)
[Deylemi]

Ayrıca isim söyleyerek beddua ettikleri de vardır. Bir tanesi şöyledir: Ebu Leheb’in oğlu Uteybe, Tebbet suresi gelince, Resulullah efendimize hakaret etti. Resulullah çok üzülüp, (Ya Rabbi, buna bir canavar musallat et) dedi. Ebu Leheb’in oğlu Uteybe Şam’a giderken, bir gece, bir aslan gelip uyuyan arkadaşlarını koklayıp bıraktı. Sıra Uteybe’ye gelince onu parçaladı. (Mirat-i kâinat)

Taberani’de rivayet ediliyor ki:
İki kişi, Hazret-i Hamza hakkında aşağılayıcı bir şiir okuduklarından Cehenneme gitmeleri için Resulullah beddua ediyor.

Peygamber efendimiz beddua etmezdi sanarak hadis kitaplarındaki beddua bildiren böyle bir hadis-i şerife şüphe ile bakmak din düşmanlarını sevindirmek olur. O zaman imam-ı Taberani’ye de itimat kalmaz. Zaten din düşmanlarının bütün derdi de bu. (Âlimleri ve hadisleri yıkarsak Kur’anı yıkmak daha kolay olur) diyorlar.

O iki kişi hicri 8. yılda Müslüman olmuştu. Hazret-i Hamza ise bundan 4 yıl önce şehit oldu. Yani o zaman o iki kişi Müslüman değildi. O dua, Müslümanlara yaptıkları zararlardan ve sevgili amcası Hz. Hamza’ya dil uzattıklarından dolayı yapılmıştı.

Mekke’nin fethinde, Resulullah efendimiz herkesi affetti. Yalnız on kişinin isimlerini söyleyip, (Bunları görünce hemen öldürün) buyurdu. Bu on kişiden biri olan Vahşi bin Harb, Mekke’den uzaklara kaçtı. Daha sonra pişman olup, Medine’de mescide gelip, (Ya Resulallah, bir kimse Allah’a ve Resulüne düşmanlık yapsa, en kötü, en çirkin günah işlese, sonra pişman olup iman etse, bunun cezası nedir?) dedi. Resulullah efendimiz, (Pişman olup iman eden affolur, bizim kardeşimiz olur) buyurdu. (Ya Resulallah, iman ettim, pişman oldum. Ben Vahşi’yim) dedi. Peygamber efendimiz, Vahşi adını işitince, sevgili amcası Hz. Hamza’nın parçalanmış hâli gözü önüne geldi.

Ağlamaya başlayıp, (Git, seni gözüm görmesin) buyurdu. Vahşi, öldürüleceğini anlayıp dışarı çıkarken Cebrail aleyhisselam gelip, (Ey Habibim, bütün ömrünü puta tapmakla, kullarımı bana düşman etmeye uğraşmakla geçiren bir kâfir, bir kelime-i tevhid okuyunca, ben onu affediyorum. Sen, amcanı öldürdü diye Vahşi’yi niçin affetmiyorsun? O pişman oldu. Şimdi sana inandı. Ben affettim. Sen de affet) mealindeki ilahi emri bildirdi.

Herkes, öldürün emrini bekliyordu. Resulullah efendimiz, (Kardeşinizi çağırınız) buyurdu. Kardeş sözünü işitince, saygı ile çağırdılar. Resulullah efendimiz, affolduğu müjdesini verip, (Fakat, seni görünce dayanamıyor, üzülüyorum. Bana görünme) buyurdu. Hz. Vahşi, Resulullahı üzmemek için, bir daha yanına gelmedi. Mahcup, başı önünde yaşadı. (Kurtubi, Süyuti, Taberi)

Sorgusuz sualsiz öldürülmesi gereken bir kâfir, Müslüman olunca, onun hakkındaki nefret, merhamete dönüşüyor, sahabilik şerefine kavuşuyor. Günahları sevaba çevriliyor. Bir âyet meali:
(Tevbe edip iman eden ve salih amel işleyenlerin günahlarını sevaplara çeviririm. Allah çok affedici ve çok esirgeyicidir.)
 

 
 

 

Tüm Hakkı Saklıdır © Copyright 2007
www.diniegitim.com

dinimizislam, dinimiz islam, dinibilgiler, dini bilgiler, islam, islamiyet, islamiyyet, batıl inançlar, hakikat, iman, amentü, şirk, namaz, zekat, uşur, sadaka, oruç, hac, abdest, gusül, cihat, kelimei şehadet, İslam, Kur'anı kerim, hak din, Peygamber, İncil, Tevrat, Zebur, Muhammed aleyhisselam, Sünnet, Bid'at, Mezhep, ictihat, müctehit, Hayz, Nifas, Kurban, Adak, Ahlak, helal, haram, müzik, teganni, büyü, sihir, ibni sebe, vehhabilik, tesettür, hıristiyanlık, yahudilik, mucize, keramet, faiz, borsa, miras, sigorta, kâr zarar ortaklığı, avcılık, ana baba hakkı, evlat hakkı, kul hakkı, nikah, boşanmak, misvak, evlenmek, bereket, süt kardeşlik, kürtaj, nikah tazelemek, evlat edinmek, zina, livata, lezbiyenlik, hülle, tüp bebek, mehr, muta, vesvese, gıybet, fitne, masturbasyon, oral seks, rüşvet, riya, sabır, takva, takıyye, şükür, kibir, tevazu, tevekkül, selamlaşmak, lanet, beddua etmek, küsmek, iftira, israf, komşuluk, dilenmek, saç ektirmek, nazar boncuğu, organ nakli, dövme, peruk, estetik ameliyat, eshabı kiram, ehli beyt, mübarek geceler, kadir gecesi, regaip, mevlit, mirac, berat, bayram, aşure, arefe, üç aylar, idarecilik, osmanlı, dünya, nefs, ibadet, yemin kefareti, rüya, sigara, şehit, günah, tövbe, nazar, mürtet, dua